Masal

Masallar, çocukların bilişsel, dilsel ve ahlaki gelişimleri başta olmak üzere birçok açıdan olumlu yönde etkileyen en önemli okuma metinleri arasında yer alır.

MUTLU OYUNCAKLAR

Yağmur, büyük bir hevesle masaya oturdu. Canı resim yapmak istiyordu. İstiyordu ya, ne resmi yapacaktı? Nasıl çizecek, nasıl boyayacaktı?

Boyaları çıkardı. Kağıtları çıkardı. Fırçayı, boya kalemlerini hazırladı. “Üfff!” dedi, “Nereden başlasam acaba?” (Yağmur’ un neden canı sıkıldı?)

Sağa baktı, sola baktı. Oynarken boya kalemlerinden birini yere düşürdü. YEre düşen resim kağıtlarının farkına bile varmadı.

“Ben en iyisi biraz oyun oynayayım.” dedi.

Oyuncak dolabından topu çıkardı. Pat pat zıplatıp durdu. Oyuncak ayıyı, bez bebeği birazcık sevdi. Sonra onları da bıraktı. Tırtılcıkla oynamaya başladı. Onu da oyuncak dolabının üstünde unutuverdi.

Yerdeki boya kalemi çok üzülmüştü. (Yağmur’un boya kalemi neden üzüldü?) “Hem resim yapamadım, hem de ayaklar altındayım!” diye sızlandı. Yerdeki kağıt da sızlanıp duruyordu: “Kağıtlar; yazı yazmak, resim yapmak içindir. Bizi kaldırıp attın. Bir görse o dağınık çocuğa nasıl kızardı kim bilir!”

Yağmur, sanki konuşulanları duymuş gibi şaşırdı. “Bu yaptığım hiç de doğru değil. Onlara iyi davranmam gerekir.” dedi. Hemen masasını topladı. Yerdekileri kaldırdı. Her şeyi yerli yerine koydu. O sırada oyuncak ayının sesi duyuldu! “Cici kız, düzenli kız, bizi unuttunuz!”

“Ah, özür dilerim!” dedi Yağmur. “Çok özür dilerim. Hemen geliyorum.”

Koştu, oyuncak ayıyı köşesine oturttu. Bez bebeğini oyuncak dolabının üzerine oturttu. Tırtılı ve topu da yerlerine koydu.

Az önce somurtanlar, şimdi tatlı tatlı gülümsüyorlardı. Sanki, “Aferin sana cici kız, aferin sana düzenli kız!” diyorlardı.

MUTLULUK DAĞITAN BÖCEK

En güzel böceği tanımayan var mıdır? Varsa şaşarım!

O, güzelliğini çiçeklerden almıştır. Bu uçan çiçeğin adı kelebektir.

Kelebek, o sabah yine güneşle uyandı.

-Çiçekler beni bekliyor, dedi.

Dans eder gibi uçmaya başladı.. İlk gördüğü çiçek, yaban gülüydü.

-Günaydın. Konabilir miyim?

-Günaydın. Tabi konabilirsin. Bu beni mutlu eder. (Kelebek çiçekten nasıl yararlanacaktı?)

Kelebek, nazik bir biçimde kondu. Bal özü emdi. Yaban gülüne, diğer çiçeklerden aldığı tozcuklardan bıraktı.

-Mutlu ol, dedi.

Yaban gülü gülümsedi.

-Teşekkür ederim. Güle güle…

Kelebek, yolunu bekleyen çiçeklere tek tek uğradı. Onlara da mutluluk tozlarından bıraktı. Bu arada karnı da doymuştu.

-Hava kararmadan yuvama dönmeliyim, dedi. Güzel kanatlarını açtı. Dans eder gibi yuvasına doğru uçmaya başladı. Bir yandan da neşeli bir şarkı söylüyordu.

yarı yolda serçeyle karşılaştı.

-Bugün de neşeli görünüyorsun, dedi serçe. Kelebek tatlı bir gülümsemeyle:

-Çünkü mutluluk dağıttım. Mutluluk dağıtınca ben de mutlu oluyorum, diye yanıt verdi. (Siz mutlu olunca çevrenizdekilere fark ettiriyor musunuz?)

Serçe ona imrenerek baktı:

-Keşke ben de kelebek olsaydım! dedi. (Serçe neden böyle düşündü?)

Kelebek:

-Böyle düşünme, dedi. Sen güzel bir kuşsun. Cıvıl cıvıl ötüyorsun, uçuyorsun. Bak, seni görünce daha çok mutlu oldum.

Serçe sevindi.

-Ben de… Ben de… dedi.

Cıvıl cıvıl öterek uçup gitti.